Eserler


12 Eylül ile darbelendiğimizde, 20 yaş arefesinde, hayatı kendince anlamlandırmaya çalışan bir delikanlıydım.  1 Eylül 1980’de Pazar ilçesinde olaylar çıkmış, o günden sonra gece köyde devriye nöbeti tutmaya başlamıştık.
Çay paralarının ödenmesi talebiyle Pazar çay fabrikasına yürüyen bir grup üretici köylü ve gencin üzerine Rize’den gelen “milliyetçi” polis ekibi tarafından ateş açılmış, bir gün önce  tanıştığımız Mustafa Şevik isimli KTÜ öğrencisi devrimci arkadaş ağır yaralanmış, gözaltına alınmış, işkence edilmiş; ve duyduğumuza göre, yatırıldığı hastahanede karanlık bir el tarafından kolundaki serum çekilmiş, öldürülmüştü. Gece nöbetlerinin nedeni bu idi… Jandarma aracını gördüğümüzde köyü uyarmak, arkadaşlarımızın ortadan kaybolmalarını sağlamak için. O yıllarda okur düzeyinde başlayan edebiyat dostluğu, üniversite yaşamımla birlikte şiir yazmaya doğru evrildi. İstanbul Üniversitesi Halkoyunları Topluluğu (İÜHOT) içinde geçen yıllarım bu aşkı kitaba dönüştürdü. ARDINDAN, postal altında ezilen bir ülkenin çığlıkları arasında yazıldı, Akademi kitabevi şiir başarı ödülüne değer görüldü.  Daha adil ve daha güzel bir ülkenin resmini o genç bilinçaltımıza işleyen Ahmet Uzun da bu çığlıklar arasında, bir toplama kampına dönüştürülen Rize Eğitim Enstitüsünde  yoğun işkenceler altında katledildi.

Deniz her vuruşunda dalgalarını duvara / Aldı haykırışların bir parçasını da / Aldı götürdü / Yaydı Karadeniz’e /İşte o gün bu gündür / Çığlıkla uyanır balıklar / Çığlıkla çiftleşirler / Ve çığlıkla vururlar ağlarına balıkçıların / Çeker ağlarını balıkçılar /Ve çığlık atarlar.

Bu yüzden, ilk kitabım hep farklı bir yer tutar hayatımda. Onu, PHOENİKS adlı şiir kitabım izledi. 

Phoenix’in önsözünü sevgili Afşar Timuçin yazdı. SOKAK FENERİ ise, şiirler ve denemelerden oluşuyor. BIRAKTIĞIMIZ GİBİ BEKLE BİZİ de öyle. HEMŞİN, bir yöresel kültür araştırma kitabı olarak doğdu. Üniversite yıllarında yapmaya başladığım Hemşin halkbilimi derlemeleri, böyle bir çalışmaya kapı araladı. YANAKTA KALAN ise, kendi sesimden bir şiir kasetidir. CD olarak yayınlanmadı.

Bestelenen ilk şiirim “Karadeniz”dir. (Grup Yorum’un “Cesaret” adlı albümünde vardır. Tulum’un Karadeniz mahalli sanatçıları dışına çıkarak yer aldığı ilk şarkı albümüdür, ilgi gördü.

Bestelenen şiirlerden bazıları TV dizilerinde jenerik olarak kullanıldı. Yaralı Kalbim (Beste : Kemal Sahir Gürel), Geçmişten Geleceğe (Beste : Hüseyin Yıldız) : Hatırla Sevgili (ATV)

Kömür Gözlerin (Beste: Kemal Sahir Gürel) : FOX TV

Şarkı olarak bestelenen bazı şiirler aşağıdadır :

Derviş, Uğurlama, Umudun Zeybeği, Mayıs, Ölümsüz, Oğul -ve diğerleri- : Grup Yorum

Buğday Tanesi, Yağmur Kuşu, Sen Gidersen, Karadeniz -ve diğerleri- : Mehmet Gümüş

Sevme Derim, İki, Günebakan -ve diğerleri- : (Kemal Sahir Gürel)

Yüreğimdesin, Kiraz Mevsimiydi, Bir Eski Resim : Onur Akın

Ve diğer müzisyenlerce bestelenen çok sayıda şiir var. Bu şiirler, Yavuz Bingöl, Onur Akın, Mehmet Gümüş, Grup Yorum, İlkay Akkaya, Efkan Şeşen, Zülfü Beyhan, Metin Yılmaz, Atakan Akdaş, Hilmi Yarayıcı, Güler Duman, Nurdan İpek, Hakan Yeşilyurt, Fevzi Kurtuluş, Nevzat Karakış, Turabi Yıldırım, Birol Topaloğlu, Gökhan Birben, Grup Dalga, Eylem Aktaş, Cem Çelebi, Ercan Aydın  gibi müzisyenler ve müzik grupları tarafından okundu. İsimleri çoğaltmak mümkün. Bazılarını hatırlamıyorum bile. Bestelediği bir şiirimi albümünde okumak için izin isteyen yüzyüze hiç tanışmadığım bazı müzisyenler oldu geçmişte, albümleri muhtemelen çıkmıştır…besteledikleri şarkılar hakkında hiç bir fikrim yok…ama ben yine  de  izin vermeye devam edeceğim.

Bunların dışında, Onur Akın’ın Kemal Kılıçdaroğlu için yaptığı seçim şarkısının sözleri var.  Merak edenler için söyleyeyim: CHP ile organik bir bağım yok. Kötü veya iyi olduğundan değil…Onur’dan böyle bir öneri geldi, yazdım. Aynı partiden başka birisi için yazmayabilirdim. Son genel seçimlerde ÖDP’nin Rize Milletvekili adayıydım… bu parti ile de organik bir bağım yoktu, yine yok… içinde aynı gençlik yıllarını paylaştığım, ter döken dostlarım var.

 

 

 


Reklamlar



%d blogcu bunu beğendi: